Güvenlik Hizmetlerinde KDV Tevkifatı Uygulaması

Hakan ILGAR - Finans Koordinatörü

Muhasebe ve mali işler çalışanlarının günlük hayatlarında sıkça karşılaştıkları ancak çoğu kişinin tam olarak anlayamadığı KDV tevkifatı,  sanılanın aksine KDV indirimi demek değildir. Hatta mali açıdan hem satıcı hem de müşteri tarafına önemli sorumluluklar getiren bir uygulamadır. Bu makalemde hem mali işler hem de diğer uzmanlık alanlarına sahip okurlara,  özellikle Güvenlik Hizmetlerindeki KDV tevkifatı uygulamasını izah etmeye çalışacağım.

Tevkifat Nedir?

Arapça kökenli bir kelime olan tevkifat,  “parasal kesinti “ demektir.  KDV tevkifatı uygulaması, Maliye Bakanlığı tarafından vergi alacağının  emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olan satıcı (mal veya hizmeti teslim eden)  ve müşteriye (mal veya hizmeti teslim alan), verginin ödenmesi sorumluluğun verilmesidir.  Daha yalın anlatımla; mal ve hizmet tesliminde ortaya çıkan KDV bedelinin belirli bir oranda kesilerek, müşteri tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla  doğrudan vergi dairesine ödenmesidir. Böylece, her halükarda vergi alacağı öncelikle devlete ödenmiş olacaktır.

Satıcının beyanı bu noktada kilit rol oynamaktadır, müşteri tarafına da çok büyük bir sorumluluk yüklenmektedir bu beyan ile.  KDV tevkifatına tabii bir işlemin sonunda ortaya çıkan vergi, öncelikle satıcının ve aynı zamanda müşterinin da beyanı ile müşteri tarafından ödenmektedir.  Son yıllarda gelişen yazılım teknolojisi sayesinde, satıcı ve müşteri arasındaki beyanlar çok kolay ve hızlı şekilde tespit edilebilmektedir.

Güvenlik Hizmetlerinde KDV tevkifatı Uygulaması – Yasal Mevzuat:

Güvenlik Hizmetleri,  2003 yılında yayımlanan 89 No’lu KDV Genel Tebliği ile ilk defa tevkifat kapsamına alınmıştır. O tarihte uygulanan tevkifat oranı %50 (1/2) düzeyindedir.

2007 yılına gelindiğinde tevkifat oranı %80 (4/5) düzeyine çıkarılmıştır. Güvenlik Hizmetlerinde bugün uygulan KDV tevkifat oranı ise 2012 yılında yayımlanan tebliğ ile%90 ( 9/10) oranına yükseltilmiş ve Güvenlik Hizmetleri “ İş Gücü Temini “ başlığı altında değerlendirilmiştir.

Basit bir örnek ile açıklayalım.  

Aylık 13.000 TL tutarında Güvenlik Hizmeti Verilmiştir,  

Hizmet Tutarı: 13.000 TL   KDV Oranı: %18     Tevkifat Oranı: %90

Hesaplanan KDV: 13.000 x %18 = 2.340 TL    toplam ödenmesi gereken KDV ortaya çıkmıştır.

KDV Tevkifatı: 2.340 x %90=2.106 TL Müşteri tarafından doğrudan vergi dairesine ödenecektir.  Kalan 234 TL ise ( 2.340 – 2.106) satıcıya hizmet bedeli ile ödenecektir.

2014 Mayıs ayına kadar yayımlanmış olan 123 adet tebliğ belli bir sistematik içinde yayımlanmadığından ve güncel sorulara cevap veremediğinden yeni ve birleştirilmiş bir tebliğ düzenlenmesi  yoluna gidilmiştir.  Güvenlik Hizmetleri yine “ İş Gücü Temini “ başlığı altında değerlendirilmiştir. 

Buna göre;  güvenlik hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından verilen;

- sabotaj, yangın, hırsızlık, soygun, yağma, yıkma tehditlerine karşı caydırıcı ön tedbirleri alma,

- tesis, alan, alış-veriş merkezi, bina, nakil vasıtaları, konut, işyeri, etkinlik, gösteri, toplantı, kutlama, tören, müsabaka, organizasyon ve benzerlerinin güvenliğini sağlama,

- arama ve kurtarma, özel eğitimli şoför,

- güvenlik sistemi oluşturma ve izleme, giriş çıkış kontrolü, güvenlik etütleri hazırlama, personel güvenlik tahkikatları yapma, araştırma, koruma,

- güvenlik ve korumaya yönelik eğitim ve danışmanlık,

- değerli evrak, nakit, koleksiyon, maden ve eşya gibi kıymetlerin bir yerden başka bir yere transferi,

- ikaz-ihbar, alarm izleme,

ve benzeri tüm hizmetler işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifata tabi olacaktır.

Yalnızca özel güvenlik sistemlerinin kurulması bu kapsamda tevkifata tabi değildir. Ancak bu kurulumun Tebliğin ilgili bölümünde açıklanan yapım işlerinin özelliklerini taşıması halinde, bu kapsamda tevkifat uygulanacaktır.