Özel Güvenlik Projelerinde Acil Durum Yönetimi

Hızla büyüyen ve gelişen büyük şehirler, endüstri tesisleri ve iş yerleri. Bu ve benzeri alanlar, beraberinde yüksek riskleri de getirir. Bunun için acil durum yönetimi etkin ve sistematik bir şekilde yapmak, çok daha önem taşır. Securitas Güvenlik Süreçleri ve Kalite Müdürü Feramuz Çalışkan, projelerde acil durum yönetimini kaleme aldı.

“Acil Durum” 18.06.2013 tarih ve 28681 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İş Yerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelikte yapılan tanıma göre, İşyerinin tamamında veya bir kısmında meydana gelebilecek yangın, patlama, tehlikeli kimyasal maddelerden kaynaklanan yayılım, doğal afet gibi acil müdahale, mücadele, ilkyardım veya tahliye gerektiren olaylardır. 

 

İş yerlerinde oluşan acil durumlar beklenmedik olaylar olduğu için vereceği zarar çeşitli şekillerde olabilmektedir. Bir tesiste; Çalışanlara, müşterilere, tedarikçilere, işyerlerine gelen ziyaretçilere gelebilecek can tehditleri olabileceği gibi üretimin/hizmetin durması, fiziksel ve çevresel zarar, maddi kayıplar, itibar ve marka değeri kaybı gibi durumlara yol açarak çok çeşitli olumsuzluklar meydana getirebilmektedir. Tüm bu olası zararların etkilerini yok etmek veya meydana gelmesi halinde en az etki ile acil durumun atlatılarak tesisin acil durum öncesi duruma hızla dönmesini sağlamak bir dizi sistematik ve planlı eylemi gerektirmektedir. Bu da bir “Acil Durum Planını” zorunlu kılmaktadır.

Güvenlik Firmaları İçin Acil Durum Planının Amacı

“Acil Durum Planının” amacı, bir iş yeri ve/veya tesiste, muhtemel acil durumlar meydana gelmeden önce olayın etkilerini azaltmak, acil durum meydana geldiğinde etkin ve sistematik bir şekilde müdahale edebilmek ve acil durum sonrası acil durumun etkilerini giderme sürecinde yol göstermektir.

Bu kapsamda, iş yerleri / tesislerin  hazırlıklı ve dirençli bir yere dönüştürülmesi, bu amaca yönelik kurumsal alt yapının oluşturulması ve konuyla ilgili önceliklerinin belirlenmesini hedefleyen "Securitas Acil Durum Yönetim Sisteminin” amacı, acil durumların neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal  ve çevresel zarar ve kayıpları önlemek veya etkilerini azaltmak ve acil durumlara karşı dirençli, güvenli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmaktır.

Güvenli Yaşam Kültürü ve Özel Güvenlik Sektörü

Hızla büyüyen ve gelişen büyük şehirler, birçok insanın çalıştığı endüstriyel tesisler, yüksek teknolojik imkanların kullanıldığı iş yerleri; buralarda çalışanlar ve çevresinde yaşayanlar için yüksek riskleri de beraberinde getirmektedir.

Acil Durumu öncesi, anı ve sonrası olmak üzere üç evreye ayıracak olursak; bu üç evreden en kritik sürecin acil durum öncesi olduğu görülecektir. Acil durum öncesinde alınacak önlemler, tesislerin acil durumlar gözetilerek yapılandırılması, verilecek eğitimler, gerçekleştirilecek tatbikat ve uygulamalar zarar azaltmaya yönelik büyük fayda sağlayacaktır. Bu da çalışan ve yöneticilerin “güvenli yaşam kültürü” kazanmaları ile mümkün görünmektedir. Güvenli yaşam kültürü yöneticiler ve çalışanların;

  • Hayatın tüm alanlarında oluşmuş ve oluşabilecek tehlike ve risklerin farkında olması,
  • Gerekli tedbirlerin alınarak çalışma ve yaşamanın alışkanlık haline getirilmesi,
  • Bireysel ve toplumsal sorumluluklarının farkında olması, sorumluluk almaktan kaçınmaması,
  • Çalışma ve yaşam çevresine duyarlı olma alışkanlıklarının kazanabilmesi ve bu kazanımlarını sürekli kılma sürecidir.

Böylelikle acil durumların meydana gelmesi halinde olası can kayıpları, yaralanmalar, maddi kayıplar, sosyal ve psikolojik etkileri veya olası itibar kayıpları en aza indirilmiş olacaktır.

Güvenlik Firması Acil Durum Planlaması

        Acil Durum Planlaması; Acil Durum öncesi hazırlık, Acil Durum anı müdahale ve Acil durum sonrası yenilenme safhaları göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır. Bu safhaların hepsi önemli olmakla birlikte, Acil Durum öncesi hazırlık safhası en kritik dönemdir. Çünkü yeteri kadar hazırlık yapmayan, müdahale ve yenilenmeye ilişkin süreçlerini netleştirmeyen, prosedür ve uygulamaları belirlemeyen, gerekli görevlendirme ve tebliğleri yapmayan tesislerin acil durumu daha fazla zararla atlatacağı muhakkaktır. Ayrıca bu tesislerin Acil Durum sonrası üretime / hizmete tekrar başlaması da hazırlıklı tesislere göre çok daha güç ve geç olacaktır. Yeteri kadar hazırlanılmamış Acil Durumlar, daha fazla can ve mal kaybı, daha fazla ticari kayıp, daha fazla itibar kaybını beraberinde getirir.

Peki, bir Acil Durum Planı neleri içermelidir? Bu konuda ilgili yönetmeliklerin zorunlu tuttuğu bir takım gereklilikler bulunmaktadır. Bunların dışında her planlama öncelikle mevcut durumun anlaşılmasını gerektirir. Bu kapsamda Acil Durum Planına, Mevcut Durum Analizi ile başlanmalıdır. Bunun ardından yapılacak bir Risk Analizi ve tespit edilen Riskleri Minimize etmeye dönük Güvenlik Çözümleri bölümü bulunmalıdır.       

Güvenli çalışma ve yaşama alanlarının tesisi ve sürdürülebilir olması öncelikle yöneticiler sonra da tüm çalışanların ortak sorumluluğudur. Şüphesiz, bu konuda her kesin yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak tesislerin gereklerine uygun, ihtiyacı karşılayan, uygulanabilir, test edilen ve sürekli geliştirilen Acil Durum Planlarını hazırlamak / hazırlatmak yöneticilerin sorumluluğudur. İyi hazırlanmış Acil Durum Planları, Acil Durum anında belki de birçok insan kaybının önüne geçecek, ticari işletmelerin çok büyük maddi kayıplarının ve itibar zedelenmelerini engelleyecektir.